Her Türlü İlanlarınız
GELİBOLUDA olan her türlü ev,
arsa,
eleman,tarla,
villa,
daire,
yazlık ilanlarınızı ücretsiz ekleyebilirsiniz.
gelibolumuz.com ilan servisi ÜCRETSİZ
A gribi nam-ı diğer H1N1 virüsü tüm dünyayı sarmakla beraber tüm Türkiye’yi de etkisi altına aldı. Birçok önlem alınmasına rağmen domuz gribinden ölenlerin sayısı gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Sağlık Bakanlığı daha önceden kişiler için alınması gereken önlemleri bildirseydi belki de insanlar daha tedbirli olabilirdi. Diğer taraftan bakacak olursak son bir ay içinde kayıp verilmeye başlandı. Daha önceden Türkiye’de ölen olmadığından pek dikkate alınmıyordu. Ancak ölümlerin bu denli artması insanları tedirginliğe bunun sonucunda da mecburen önlemleri almaya itti. Bu virüs hedef olarak kendisine bağışıklık sistemi zayıf insanları çocukları ve yaşlıları hedef alıyor. Okul gibi kalabalık yerler de virüsün yayılması için çok uygun bir ortamların başında geliyor. Neyse ki H1N1 virüsü havada yalnızca iki saat kalabiliyor zaten bu sayede de ölümler inanılmaz boyutlara varmadı. Az gibi görünse de ne kadar tehlikeli olduğu kayıp sayısından anlaşılmaktadır. Sonuçta bir kişinin bile bu virüse yakalanması kapalı bir alanda bulunan herkesin bu virüsü kapmasına neden olabiliyor. Bu nedenle özellikle çocukların bilinçlendirilmesi gerekir.
Gelelim bir başka fenomen fenemon diyorum çünkü bu virüsün kendisi ayrı dert aşısı ayrı dert olmuş. Türkiye’de 40 milyon aşının elde kaldığı söylentileri ayyuka çıkadursun bakanlık aşı olun diye bağırıyor. Ancak aşının yan etkilerinden korkan Türk halkı şimdilik aşıdan uzak duruyor. Zaten nasıl durmasınlar devletin başındakiler aşıya uzak olunca güvenecek kimsesi olmayan halk ne yapsın… Aşıda kilit nokta çocuklar. Aşının yan etkilerini de düşünürsek hiç kimse çocuğunu riske atamaz. Aşı hakkında yeterli bilgilenemediğimiz için ne olursa sebebini aşı zannedebiliriz. Domuz gribi 1970’li yıllarda Amerika’da baş göstermiş ancak aşıdan ölenlerin sayısı daha çok olunca yeni bir kanunla bu aşı yasaklanmış. O zamandan bu zamana aşı hakkında ne değişti bilemeyiz tabiî ki. Yetkililerden isteğimiz bu işten para kazananları değilde halkını düşünmeleridir. Sadece aşı bir önlem değildir. Kapalı ortamların havalandırılması, ellerin sık sık yıkanması gerekir ve vücut direncinin arttırılması için bol miktarda C vitamini alınmalıdır. Başbakanın bile aşı olmaması milletin aklındaki soru işaretlerini arttırmışken bu önlemleri de arttırmakta ve dikkate almakta fayda var. Kuş gribi, sars, domuz gribi bunların sürekli genetiği değişen hayvanlardan gelmesi düşündürse de yeni virüs için yeni hayvanlar arıyoruz… Sıradaki ne at Virüsümü?